Bu rehber neyi kapsar
Burada idari yargıdaki iki temel dava anlatılır: iptal davası ve tam yargı davası. Hangi hâllerde açıldıkları, dava açma süresi, dava açmadan önce idareye başvurmanın süreye etkisi, ikisinin birlikte açılması ve yürütmenin durdurulması. Her başlığın dayanağı madde numarasıyla verilmiştir.
Kanun 6 Ocak 1982'de kabul edildi ve 20 Ocak 1982 tarihli 17580 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı. Aşağıdaki sürelerin bir kısmı 2021'de değişti; ayrıntı ilgili başlıkta.
Hukuki dayanak
| Konu | Dayanak | Ne düzenler |
|---|---|---|
| Dava türleri | m. 2 | İptal, tam yargı ve idari sözleşme davaları; yargı denetiminin sınırı |
| Dava açma süresi | m. 7 | Altmış ve otuz günlük süreler, sürenin başlangıcı |
| İdari makama başvurma | m. 10 | Bir işlem yapılmasını isteme; otuz gün ve dört aylık sınır |
| Üst makama başvurma | m. 11 | Dava süresini durduran başvuru |
| İptal ve tam yargının birlikte açılması | m. 12 | Birlikte, ayrı ya da art arda açma seçenekleri |
| İdari eylemlerde ön başvuru | m. 13 | Bir yıl ve beş yıllık süreler; zorunlu başvuru |
| Yürütmenin durdurulması | m. 27 | İki şartın birlikte aranması; savunma usulü |
İdari dava türleri
Kanunun 2. maddesi üç tür sayar:
- İptal davası: İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için, menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılır (m. 2/1-a). Beş sakatlık hâli kanunda sayılıdır; dilekçe bunlardan hangisine dayanıldığını göstermelidir.
- Tam yargı davası: İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılır (m. 2/1-b). Konusu zararın giderilmesidir.
- İdari sözleşme davaları: Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanlar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar (m. 2/1-c).
Denetimin sınırı. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler yerindelik denetimi yapamaz; idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremez (m. 2/2). Bu sınır, "karar yanlış oldu" şeklindeki bir itirazın tek başına yeterli olmadığı anlamına gelir; ileri sürülen sakatlığın beş hâlden birine oturtulması gerekir.
Dava açma süresi
Özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde dava açma süresi Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde otuz gündür (m. 7/1).
Süre, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar (m. 7/2-a). Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlerde başlangıç, tahakkukun tahsile bağlı olup olmamasına göre ayrı ayrı belirlenmiştir.
İki özel durum:
- İlan yoluyla bildirim: Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yapılan hâllerde süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar (m. 7/3).
- Düzenleyici işlemler: Dava süresi ilan tarihini izleyen günden başlar. Ancak işlem uygulandığında ilgililer düzenleyici işlem, uygulama işlemi ya da her ikisi aleyhine birden dava açabilir. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması, ona dayalı işlemin iptaline engel değildir (m. 7/4).
Dava açmadan önce idareye başvurma
Üç ayrı başvuru yolu vardır ve süreye etkileri birbirinden farklıdır.
Bir işlem yapılmasını isteme (m. 10). İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilir. Otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde dava açılabilir. Otuz gün içinde verilen cevap kesin değilse ilgili bunu ret sayıp dava açabileceği gibi kesin cevabı da bekleyebilir; beklerken dava açma süresi işlemez, ancak bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez.
Bu süreler 2021'de kısaldı. 8 Temmuz 2021 tarihli 7331 sayılı Kanunun 1. maddesiyle maddedeki "altmış" ibareleri "otuz", "altı ay" ibaresi "dört ay" hâline getirildi. Daha eski kaynaklar hâlâ altmış gün ve altı ay yazabilir.
Üst makama başvurma (m. 11). İdari dava açılmadan önce; işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması, dava açma süresi içinde üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapan makamdan istenebilir. Bu başvuru işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır; reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması hâlinde süre yeniden işlemeye başlar ve başvuru tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.
İdari eylemlerde zorunlu ön başvuru (m. 13). İdari eylemlerden hakları ihlal edilenlerin dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. İsteğin kısmen veya tamamen reddi hâlinde, ret işleminin tebliğini izleyen günden; otuz gün içinde cevap verilmezse bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabilir.
Görevli olmayan adli yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi hâlinde, sonradan idari yargıda açılacak davada bu başvuru şartı aranmaz (m. 13/2).
İptal ve tam yargı davasının birlikte açılması
İlgililer, haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla (m. 12):
- doğrudan doğruya tam yargı davası açabilir,
- iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilir,
- ya da önce iptal davası açıp, bu dava karara bağlandığında kararın tebliği üzerine tam yargı davası açabilir.
Bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlar için icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açılması da mümkündür. Bu hâllerde ilgililerin m. 11 uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.
Yürütmenin durdurulması
Dava açılması, dava edilen işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz (m. 27/1). Durdurma ayrıca istenir ve ayrı bir karara bağlanır.
Mahkeme, iki şartın birlikte gerçekleşmesi durumunda yürütmenin durdurulmasına karar verebilir (m. 27/2):
- İdari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması,
- İdari işlemin açıkça hukuka aykırı olması.
Karar, kural olarak davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra ve gerekçe gösterilerek verilir. Uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerde, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere savunma alınmaksızın da durdurma yapılabilir.
Bir istisnaya dikkat. 21 Şubat 2014 tarihli 6526 sayılı Kanunla eklenen cümle uyarınca; kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirme işlemleri "uygulanmakla etkisi tükenecek" işlemlerden sayılmaz. Bu işlemlerde savunma alınmadan durdurma kararı verilemez.
Yürütmenin durdurulması kararlarında, işlemin hangi gerekçelerle açıkça hukuka aykırı olduğu ve uygulanması hâlinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğu belirtilmek zorundadır.
Sık karşılaşılan usul sorunları
- Süre kaçırma. En sık karşılaşılan sorun budur ve idari yargıda süre hak düşürücüdür. Yazılı bildirimin tarihini gösteren tebligat parçası saklanmalıdır.
- Yanlış başvuru yolu. m. 10 ve m. 11 farklı şeylerdir: m. 11 başvurusu süreyi durdurur, m. 10 başvurusu yeni bir süre başlatır. Hangi yolun kullanıldığı dilekçede açıkça görünmelidir.
- İdari eylemde ön başvuruyu atlamak. m. 13'teki başvuru zorunludur; yapılmadan açılan dava bu yönden reddedilir.
- Yürütmenin durdurulmasını istememek. Dava açılması işlemi durdurmadığı için, talep edilmediğinde işlem uygulanmaya devam eder.
İlk görüşmeye getirilmesi yararlı belgeler
- Dava konusu işlemin kendisi ve tebliğ edildiğini gösteren belge (tebligat zarfı, tebliğ tarihi)
- İşlemin dayanağı olarak gösterilen yazı, rapor veya tutanaklar
- Varsa idareye yapılmış başvuru ve alınan cevap
- Zarar iddiası varsa zararı belgeleyen kayıtlar
- Kamu görevlisi işlemlerinde özlük dosyasına ilişkin belgeler
İlgili bilgilendirme
- İdare Hukuku — büroda bu alanda yürütülen işler
- Dava harcı hesaplama aracı
- Adli Yardım Nedir