Boşanma, yalnızca evlilik birliğini sona erdiren bir dava değildir; velayet, nafaka, tazminat ve mal rejimi gibi birbirine bağlı birçok sonucu aynı anda doğurur. Bu nedenle dava açılmadan önce kurulan strateji, sürecin uzunluğunu ve sonucunu doğrudan belirler.
Anlaşmalı boşanma
Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması ve tarafların boşanmanın tüm sonuçlarında (velayet, nafaka, tazminat, mal paylaşımı) uzlaşması hâlinde tercih edilir. Usulüne uygun hazırlanmış bir protokol ile dava çoğu zaman tek celsede sonuçlanır.
Protokolün eksik veya çelişkili hazırlanması, hâkimin protokolü onaylamaması ya da ileride yeni davaların açılması sonucunu doğurur. Özellikle mal rejimi tasfiyesine ilişkin ifadelerin açık ve tereddütsüz olması gerekir.
Çekişmeli boşanma
Taraflardan biri boşanmak istemiyorsa veya sonuçlarında anlaşma sağlanamıyorsa çekişmeli boşanma davası açılır. En sık dayanılan sebep, Türk Medeni Kanunu m. 166'da düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır. Ayrıca zina, hayata kast ve pek kötü muamele, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığı özel boşanma sebepleridir.
Çekişmeli davada kusur tespiti belirleyicidir; çünkü maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası talepleri doğrudan kusur oranına bağlıdır.
Süreç nasıl ilerler?
- Dava dilekçesi ve delillerin hazırlanması
- Tedbir taleplerinin (nafaka, velayet, konut) ilk celseden önce karara bağlanması
- Cevap ve cevaba cevap dilekçeleriyle dilekçe teatisinin tamamlanması
- Ön inceleme duruşması ve tahkikat aşaması
- Tanık dinlenmesi, sosyal inceleme ve pedagog raporu
- Karar ve gerekçeli kararın tebliği, ardından istinaf süreci
Talep edilebilecek haklar
- Maddi tazminat (TMK m. 174/1) — boşanmayla zedelenen mevcut veya beklenen menfaatler için
- Manevi tazminat (TMK m. 174/2) — kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş için
- Yoksulluk ve iştirak nafakası
- Ziynet eşyası alacağı
- Katılma alacağı ve değer artış payı
Boşanma davasında en sık yapılan hata, mal rejimi tasfiyesinin unutulması veya süresi içinde talep edilmemesidir.
